Faculty of Theology
Faculty of Theology
Faculty of Theology Content
Göçtürklerin İzinde Paneli Gerçekleştirildi
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Edebiyat Fakültesi ile birlikte Türkiye'den Almanya'ya göçün kültürel ve sosyolojik etkilerinin ele alındığı anlamlı bir panele ev sahipliği yaptı. "Göçtürklerin İzinde" başlığıyla düzenlenen etkinlikte, Almanya’daki Türk diasporasının aile yapısı ve geçirdiği kültürel dönüşüm süreci uzman konuklar tarafından detaylıca ele alındı.
Fakültemiz konferans salonunda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Fakülte Dekanımız Prof. Dr. Yusuf Acar, İslam’ın müslümanları yeryüzünün çeşitli yerlerine dağılmaya sevk edişine dikkat çekti. Hz. Peygamber’in vefatında sahabe sayısının yaklaşık 120 bin olduğunu hatırlatan Acar, bu sahabelerden 80 bininin Arabistan dışında vefat etmesinin tesadüf olmadığını; Erzurum’dan İspanya’ya, Tunus’tan İstanbul’a kadar uzanan sahabi kabirlerinin, Müslümanların İslam'ı anlatma konusundaki yüksek teşvikiyle ilgili olduğunu vurguladı. Bu tarihsel mirasın günümüzdeki izdüşümlerine de değinen Dekan Acar, Almanya’daki Türk varlığının ve "Göçtürkler"in bu tebliğ geleneğinin modern temsilcileri olduğunu belirtti. Özellikle Hannover ve birçok Alman şehrindeki ilk camilerin Göçtürklerin gayretleriyle açıldığını ifade eden Acar, bu sürecin sadece bir göç değil, aynı zamanda köklü bir medeniyet ve kültür aktarımı olduğunun altını çizdi.
Panelin moderatörlüğünü Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi ve Taştan Kalelerden Yaşayan Hanelere projesinin koordinatörü Prof. Dr. Necmi Uyanık üstlendi. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, SÜ Edebiyat Fakültesi, SÜ İlahiyat Fakültesi, IKG Enstitüsü ve Gönül Dağı Derneği paydaşlığında düzenlenen programda, yurt dışından gelen değerli konuşmacılar saha tecrübelerini ve akademik gözlemlerini paylaştı.
Panelde; IKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik, iş insanları Melek Armutçu ve Hakan İnoğlu, Almanya’daki Türk toplumunun sosyal hayatı, aile içi dinamikleri ve kültürel kimliğin korunması noktasında karşılaşılan imkan ve zorlukları dile getirdiler. Göçün üzerinden geçen on yılların ardından ortaya çıkan yeni nesil Türk kimliğinin ve kültürel entegrasyonun önemi üzerinde durulan oturum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.