Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi
Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi
Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi İçerik
Basın Bildirgesi
İklim Değişikliği ve Etkileri
Prof. Dr. Kubilay Kurtuluş BAŞTAŞ
Selçuk Üniversitesi Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi
İklim değişikliği doğrudan veya dolaylı olarak atmosferin bileşimini bozan insan faaliyetleri sonucunda iklimde oluşan değişiklikler” olarak tanımlanmaktadır.
İklim değişikliğinin ana nedeni insanoğlu ve insanoğlunun yaşam biçimidir. Bağlantılı olarak bugün dünyada 815 milyon insan yeterli besin bulamamaktadır. İklim değişiklikleri nedeni ile büyük göçlerin başlayacağı, 2050 yılına kadar sadece iklim değişikliklerinden dolayı 143 milyon kişinin göçe zorlanacağı ve özellikle bu tarihten sonra etkilerin katlanarak artacağı öngörülmektedir.
Dünya, güneş ışınlarından daha çok güneşten gelen ışınların dünyanın yansıtması ile ısınmaktadır. Dünyadan yansıyan ışınlar karbondioksit, su buharı, metan gazı baştan olmak üzere atmosferdeki diğer gazlar aracılığıyla tutulur. Güneşten yansıyan ışınların, dünyadaki gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi adı verilmektedir. İnsanın doğa üzerinde yarattığı etki sonucu gazların artması, güneş ışınlarının da daha çok tutulması sorununu beraberinde getirmektedir. Karbondioksit gazının artması, dünyayı saran ozon tabakasının incelmesi ve delinmesi gibi faktörler havada aşırı ısınma meydana gelmesine neden olur ki bu da küresel ısınmayı doğurmaktadır
Sera etkisinin oluşmasının en büyük sebebi, fosil yakıt kullanımıdır. Fabrika bacalarından, araba egzozlarından her an çıkan karbondioksit gazı, ormanların yok edilmesi ve dolayısıyla oksijen üretimin azalması, kullanılan deodorant ve parfümler sera gazı etkisini arttıran başlıca nedenler arasında gösterilebilir. Karbondioksit (CO2) gazı %50’lik pay ile sera etkisinde en yüksek paya sahiptir ve atmosferde uzun bir yaşam ömrü vardır. CO2 salınımları bugün durdurulsa bile iklim üzerindeki etkileri yüzlerce yıl sürecektir. Sera etkisinin kaynakları; %49 enerji kullanımı, %24 sanayi, %14 ormansızlaşma ve %13 tarımsal faaliyetlerdir. Sera etkisinin yarattığı sonuçlar, küresel ısınmaya neden olmaktadır. Sera etkisi artmaya devam ederse dünyamızı bekleyen tehlikelerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:
- Dünya yüzeyinde buzulların küçük olanlarının tamamen eriyeceği, büyüklerinin 2050 itibariyle %30-70 arasında eriyeceği, nehir yatağı havzalarının, şiddetli ve tehlikeli akıntılara sahip kısımlarının %19'dan, 2070 yılında %34-36'ya çıkacağı ve 2100 yılına kadar deniz seviyesindeki yükselmenin 18-59 santimetre arasında olabileceği tahmin edilmektedir. Dünya genelinde 3 C’lik sıcaklık artışı, deniz seviyesinin 86 cm artışına ve buda oluşacak sellerle meydana gelecek kayıpların 12-27 trilyon dolar olacağına işaret etmektedir. Özellikle kıyı kesimlerinde önemli toprak kaymaları artacaktır.
- Kuraklık ve çölleşme baş gösterirken bir taraftan da kasırgalar ve seller meydana gelecektir. Uzun süreli kuru hava, nem azlığı yaratarak orman ve su kaynaklarında azalmaya neden olduğundan, meydana gelecek olan kuraklıklar ciddi çevresel, ekonomik, kent hayatı, kalkınma, teknoloji, gıda, temiz su ve sağlık sorunlarını ortaya çıkaracaktır. Kuraklığın ilk etkisi tarımda görülecek, sonra diğer sektörlere yayılacaktır.
- Mevsimlerin dengesi bozulacak, kış ayları sıcak geçerken ilkbahar daha erken, sonbahar ise geç gelecektir.
- Ekosistemlerin değişmesi ile birlikte, biyo-çeşitliliğin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalınacak ve daha fazla yoksulluk ve hastalık ortaya çıkacaktır.
- Sıcaklıklarda artış, su kaynaklarının azalmasına sebep olacak, su kaynakları hızlı bir şekilde azalmaya ve kurumaya başlayacaktır. Ortalama küresel sıcaklığın 15,5 oC’ye çıkması durumunda ise insanlığı tam bir felaketin beklediği öngörülmektedir. Isınma bu hızla devam ederse 100 yıl içerisinde dünya genelinde tüm bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık %30’unun yok olacağı, ani sel baskınlarının her yıl 2,5 milyon kişinin ölümüne yol açacağı tahmin edilmektedir. Önemli bir konu olarak, sıcaklık artışları büyük çaplı yangınlara neden olacaktır.
- İklim değişiklikleri insan sağlığını doğrudan etkilemesi ile solunum, kalp, alerji gibi birçok farklı hastalıkta artışlar görülecektir. Günümüzde yaşadığımız Covid-19 gibi pandemik hastalıklar artacaktır.
İklim Değişikliğinin Tarıma Etkileri’nin çok farklı şekillerde ortaya çıkacağı bilinmektedir ve bunlardan bazıları maddeler halinde şu şekilde verilebilir:
- Daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları
- Ekstrem meteorolojik olaylarda artış
- Su kaynaklarında azalma
- Kuraklık şiddetinde artış
- Su ve toprak kalitesinin bozulması
- Ekosistemin bozulması ve biyolojik çeşitliliğin azalması
- Ekolojik alanlarda kayma
- Tarımsal üretimde ve kalitede azalma
- Zararlılarda ve hastalıklarda artış
- Gübreleme ve ilaçlama sorunları
- Sürdürülebilir gıda güvenliği sorunları
- Ekim-dikim problemi
- Hasat-harman problemi
- Toprak işleme problemi
- Kültürel problemler (çapalama, budama vs.)
- Verimde problemler: %50 ile %80 arasında azalmalar
- Kalitede problemler
- Suyun/sulama suyunun teminindeki problemler
- Sıcaklık artışının hayvanlarda ölüm oranları, yem ve ilaç tüketim miktarları, hastalık ve parazitlerin artması, canlı ağırlık, et-süt üretim ve verimi ile gebelik oranları üzerinde olumsuz etkileri meydana gelecektir.
- İklim değişikliği, gıda güvenliğini gıda tedariki, gıdalara erişebilirlik, gıdaların etkin kullanımı ve gıda sistemlerinin stabilizasyonu olmak üzere başlıca dört şekilde etkileyecektir. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yayınlanan iklim değişikliği ve tarım raporuna göre; dünya genelinde 30 yıla kadar gıda fiyatlarında %85’e varan artışlar olacağı ifade edilmiştir.
Önemli olan hep birlikte sorunu tam olarak anlayarak bu durumu nasıl çözebileceğimizi araştırmak ve bu konuda bir şeyler yapmak için gönüllü olmaktır.
Çok geç olmadan sürdürülebilir bir tarım ve gıda güvencesi için günü birlik politikalara göre değil, uzun vadeli ve bilimsel bir yaklaşımla şimdi harekete geçmeliyiz.