Selçuk Üniversitesi öğrencisinden internetsiz çalışabilen ‘Akıllı Bitki Teşhis Sistemi’
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencisi Seyyid Ahmed Topbaş ve girişimci arkadaşı, tarım sektöründe çığır açacak yerli bir başarıya imza attı. Hazır yazılımlar yerine tamamen kendi geliştirdikleri özgün yapay zeka mimarisini kullanan genç girişimciler, bitkilerdeki hastalıkları tek bir fotoğrafla teşhis edebilen, internete ihtiyaç duymadan çalışan “Edge Computing” tabanlı bir sistem geliştirdi.
Patent süreçleri tamamlanan ve Cezayir hükümeti başta olmak üzere uluslararası arenadan talep gören proje, çiftçiye sunduğu akıllı reçete önerileriyle mahsul kaybını ve yanlış ilaçlama maliyetlerini tarihe gömmeyi hedefliyor.
Tarım Ekonomisi Bölümü öğrencisi Seyyid Ahmed Topbaş ve girişimci arkadaşı, tarımsal üretimde en büyük üretici dertlerinden biri olan bitki hastalıklarını saniyeler içinde belirleyen yapay zeka destekli bir model geliştirdi. Akşehirli çiftçi bir ailenin çocuğu olan ve çocuk yaşlardan itibaren yazılımla ilgilenen Topbaş, sahadaki pratik tecrübesini akademik bilgisiyle birleştirerek küresel rakiplerine meydan okuyan bir teknoloji sundu.
Geliştirilen sistem, kırsal alanlardaki yetersiz internet altyapısını bir engel olmaktan çıkarıyor. Cihazın kendi işlemcisi üzerinde çalışan (Edge Computing) bu teknoloji, internet bağlantısı olmadan 15-30 saniye gibi kısa bir sürede hastalık tahmini yapabiliyor. Sistemin içinde yer alan fenoloji motoru ise anlık ve geçmiş meteorolojik verileri analiz ederek konumu GPS üzerinden otomatik doğruluyor. Çiftçilere ticari bir marka yerine doğrudan bilimsel “etken madde” düzeyinde akıllı reçeteler sunan model, organik tarım için biyolojik, endüstriyel tarım içinse kimyasal çözümler üretiyor.
Projenin doğuş hikayesini ve sahadaki acı gerçekleri aktaran Seyyid Ahmed Topbaş, kendi tarlalarında yaşadıkları bir deneyimin bu yeniliğe kıvılcım olduğunu belirterek “Geçen yıl kendi buğday tarlalarımızda görülen bir hastalık için sahaya 5 farklı ziraat mühendisi çağırdık ve her biri farklı teşhis koydu. Bu mühendislerin sadece teşhis ve vizite giderleri bile küçük aile işletmeleri için çok ciddi bir yük; sahada bu maliyetler çok yüksek rakamlara ulaşabiliyor. Kaldı ki asıl büyük zarar, yanlış teşhis sonucu tarlaya atılan yanlış ilaçlar ve ziyan olan mahsulden kaynaklanıyor. Bununla ilgili dünyada daha teknolojik sistemler olup olmadığını araştırdım. Bazı sistemler var ancak doğruluk garantisi olmayan, arkasında durulmayan yapılar. Üstelik tamamen online çalışıyorlar. Kırsalda internetin çekmediği bir noktada bu sistemlerin donması veya yanlış yönlendirmesi çiftçi için ciddi ürün kayıplarına ve zararlara yol açabiliyor” diye konuştu.
“KENDİ MODELİMİZLE YÜZDE 96,82 DOĞRULUĞA ULAŞTIK”
Küresel yazılım devlerinin hazır modellerini test ettiklerini ancak tarımsal sahada yetersiz kaldıklarını ifade eden Topbaş, sıfırdan inşa ettikleri yerli mimarinin başarısını şu sözlerle dile getirdi: “Projenin Ar-Ge aşamasında ilk başta küresel hazır Google modellerini test ettik ancak tarımsal sahadaki doğruluk paylarının yüzde 5 ile yüzde 60 arasında kaldığını gördük. Bu düşük oranlar tarım sektörü için bizi asla tatmin etmedi. Çünkü tarımda yüzde 60 doğruluk, büyük rekolte zararlarına yol açabilecek tehlikeli bir orandır. Çiftçi zaten yüksek girdi maliyetleriyle üretim yaparken, bir sistem hatası yüzünden tüm ürününden olabilir. Biz bu riski yok etmek için kendi yapay zeka modelimizi sıfırdan geliştirdik ve sadece buğdayda şimdiden yüzde 96,82’lik çok yüksek bir doğruluk başarısına ulaştık. Girişimci olarak hedefimiz her zaman yüzde 100 kusursuz sonuç almak.”
GELECEĞİN TARIMINA ENTEGRE ALTYAPI VE ULUSLARARASI VİZYON
Geliştirilen bu özel mimari sadece mobil uygulamalarla sınırlı kalmayacak. Esnek yazılım altyapısı sayesinde sistem; dronlara ve traktörlere entegre edilerek akıllı kameralar aracılığıyla tarlanın derinliklerindeki hastalıkları insan gözünden çok daha önce tespit edebilecek.
Şimdiden ABD'deki akademisyenlerden bilimsel destek alan ve küresel ölçekte dikkat çeken proje için ilk resmi adımlar Afrika kıtasından geldi. Cezayir hükümeti yetkilileriyle resmi görüşmeler gerçekleştiren genç girişimciler, bölgenin stratejik ürünü olan zeytin bitkisi ve çöl tozu gibi çevresel faktörleri sisteme öğreterek teknolojiyi Cezayir tarım sahalarına uyarlamak üzere bir çalışma takvimi planlıyor. Öz sermayeleriyle temkinli adımlar atan Selçuk Üniversitesi öğrencisi Topbaş ve ortağı, veri tabanını daha da genişletmek ve mısır, ayçiçeği gibi diğer stratejik ürünleri de sisteme kusursuz şekilde dahil edebilmek adına güçlü bir yatırım desteği bekliyor.
Kaynak: İHA