Selçuk Üniversitesinde ‘Moğollar Çağında Anadolu ve İslam Dünyası’ Sempozyumu başladı
Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen “Moğollar Çağında Anadolu ve İslam Dünyası: Büyük Olaylar, Büyük Adamlar ve Büyük Dönüşümler Yüzyılı” Uluslararası Sempozyumu başladı. Etkinlikte, 13. yüzyılda Anadolu ve İslam dünyasında yaşanan siyasi, sosyal, kültürel ve medeniyet dönüşümleri çok yönlü olarak ele alınıyor.
Konya Bayır Diamond Otel’de gerçekleştirilen sempozyum; Kore, Moğolistan, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, İran, Mısır, Ürdün ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu 11 ülkeden 63 bilim insanını bir araya getiriyor. 12 panelin gerçekleştirileceği programda dil, felsefe, dini düşünce, iktisat, sosyal hayat, göçler, siyasi hareketler ve mücadeleler başta olmak üzere Moğol çağının farklı boyutları değerlendiriliyor.
Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haldun Soydal, Moğol istilalarının yalnızca Anadolu’yu değil; Orta Asya’dan Avrupa’ya, İran’dan Mısır’a ve Çin’den Hindistan’a uzanan geniş bir coğrafyayı etkilediğini söyledi. Soydal, “Sadece Anadolu tarihinin değil, dünya tarihinin en hareketli ve çetin dönemlerinden birini ele almak üzere bir araya geldik. Anadolu’da Selçuklu medeniyetinin oluşturduğu birikim, yaşanan büyük sarsıntıların ardından toparlanma sürecinde önemli bir dayanak oluşturdu” diye konuştu.
Moğolistan İstanbul Başkonsolosu Ankhbayar Danuu ise Türkler ile Moğollar arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekti. Danuu, sempozyumun Moğol Dönemi’nde Anadolu’nun geçirdiği dönüşümlerin farklı yönleriyle ele alınmasına önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev de Moğol Dönemi’nin Türk ve dünya tarihi açısından çok boyutlu biçimde incelenmesi gerektiğine işaret etti. Mustafayev, “Moğol Dönemi’ni yalnızca bir yıkım ve gerileme dönemi olarak ya da sadece Türk devlet geleneğinin doğal bir devamı olarak değerlendirmek mümkün değildir. Dönemin; kaynaklara, karşılaştırmalara ve modern tarihçilik yöntemlerine dayalı olarak ele alınması oldukça önemli” değerlendirmesinde bulundu.
Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Demirci, Moğol Dönemi’nin yalnızca siyasi ve askeri gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Moğol devrinin bütünüyle bir yıkım, bir gerileme, bir çöküş devri olarak algılayamayız, algılamamalıyız” dedi. Demirci, özellikle 13. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İslamlaşma, şehirleşme, bilim, düşünce ve sanat alanlarında yaşanan gelişmelere dikkat çekti.
İki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlarda Moğol fetihlerinin yol açtığı siyasi ve ekonomik değişimlerin yanı sıra Türk ve Moğol siyasi geleneklerinin etkileşimi, Anadolu’nun yeniden şekillenmesi, göç hareketleri, şehirleşme, ticaret, tasavvuf ve kültürel dönüşümler akademik perspektifle değerlendirilecek. Sempozyum, farklı ülkelerden bilim insanlarının katkılarıyla Moğol Dönemi’nin Anadolu ve İslam dünyasındaki çok katmanlı mirasının daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına zemin hazırlayacak.