Selçuk Üniversitesinde Türkiye’de kenevir üretimi tartışıldı
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından Kenevir Paneli gerçekleştirildi. Türkiye’de 21 ilde yetiştirme izni bulunan kenevir, 2 oturum halinde düzenlenen panelde tarım, sanayi ve ekonomi açısından tartışıldı.
Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Vali Yardımcısı Yavuz Güner, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Harmankaya, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Harmankaya, Fakültede düzenlenen panelin açılışında kenevirin tekstilden yapı malzemesine, ilaçtan gıda sanayisine kadar birçok alanda kullanılan bir bitki olduğunu söyledi. Bitkinin sürdürülebilir tarım ve endüstriyel üretim politikaları çerçevesinde bilinçli şekilde ele alınması gereken bir konu haline geldiğini ifade eden Harmankaya, “Ülkemizde kenevir tarımı, bilimsel araştırmalar ve düzenleyici politikalar eşliğinde yeniden şekillendirilirken üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, kullanım alanlarının genişletilmesi ve çiftçilerimizin bu konuda bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bu panelde kenevirin kullanım alanları, yapı malzemesi olarak potansiyeli, endüstriyel kenevir tarımındaki güncel gelişmeler, tıbbi ve biyoaktif bileşenleri, sulama suyuna karşı gösterdiği tepkiler, yönetmelikler ve sektörel durumu gibi başlıkları ele alacağız. Uzman akademisyenler, sektör temsilcileri ve çiftçilerimizin katılımı ve katkılarıyla kenevirin tarımsal, ekonomik ve ekolojik boyutlarını değerlendireceğiz” diye konuştu.
Açılış konuşmasının ardından Doç. Dr. Mehmet Şahin moderatörlüğündeki panelin birinci oturumuna geçildi. Şahin, Konya’da kenevir yetiştirme izninin 2024 yılında verildiğini belirterek Türkiye’de bu kapsamda izni bulunun il sayısının 21 olduğunu aktardı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Aytaç, “Endüstriyel Kenevir Tarımında Güncel Gelişmeler” konu başlığında kenevir üretiminin Türkiye ve Avrupa dahil tüm dünyada değer görmeye başladığını anlattı. Dünyada 121 ülkenin son 12 yıl içerisinde kenevirle ilgili kanun ve mevzuatlarını güncellediğini bildiren Aytaç, “Pamuğun şu anda üzerinde 152 yıllık Ar-Ge var. Maalesef kenevirdeki Ar-Ge, son 20 yılda ancak üstüne yüklenildi. Belki 20 yıl daha tekstil Ar-Ge’sinde çalışırsak pamukta ülke ve dünya olarak yakalamış olduğumuz modayı kenevirde de yakalamış oluruz” dedi.
Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünden (BÜGEM) Şakir Karakaya, “Kenevir Yönetmeliği ve Uygulamaları” sunumunda kenevir üretiminde Kanada’nın dünyada birinci sırada yer aldığını; Türkiye’nin 2024 yılında 900 ton kenevir tohumu, bin 500 ton lif üretimi gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden (BATEM) Doç. Dr. Köksal Aydınşakir de “Endüstriyel Kenevirin Sulama Suyuna Karşı Fizyolojik & Morfolojik Tepkileri ve Sulama Programı” başlıklı sunumunda kenevire yönelik TÜBİTAK Projesi kapsamında yaptıkları çalışmaları paylaştı. Vezir - 55 çeşidi keneviri, proje çerçevesinde Antalya’da ürettiklerini ifade eden Aydınşakir, kenevirden lif ve tohum üretimini araştırdıklarını kaydetti.
Panel, Doç. Dr. Mehmet Şahin’in moderatörlüğünde ikinci oturumla devam etti.